Konusan Kitap - 
www.kitapdinlermisin.com

5 Şubat 2010 Cuma

BİR YÜZLEŞMEME HİKAYESİ

Caché/SAKLI

Michael Haneke’nin yönettiği ve Daniel Auteuil, Juliette Binoche, Maurice Benichou ile Annie Girardot’nun oynadığı ‘Saklı’ , bir erkeğin kendisiyle yüzleşme inadı şeklinde özetlenebilir. "Televizyonda bir edebiyat programı yapan Georges, kimden geldiğini bilmediği paketler alır. Paketlerde kendisinin ve ailesinin sokaktan gizlice çekilmiş görüntülerini içeren kasetler ve anlamı belli olmayan ürkütücü çizimler vardır. Georges kendisinin ve ailesinin başında bir bela olduğunu hissetmiştir ama doğrudan bir tehdit olmadığı için, polis yardımcı olmayı reddeder."

Altmetin okumalarını yaptığınızda ırkçılık, ayrımcılık konularında Avrupalıların önyargılarına yapılan bir saldırıdır. Rahatsız etmeyi seven, tabuları, önyargıları kaşımayı seven Haneke bu filmde de rahat durmaz ve gözümüze "yüzleşmelerimizden kaçındığımız şeyleri" inatla sokar. Daha da bir şey yapamasa bir ayna kırığı sokar. Artık o aynayla başbaşasınızdır. Yapacağınız iki eylem vardır: Ya o ayna parçasıyla tutar boğazınızı kesersiniz, ya da gözgöze gelmeye razı olursunuz.

Gerçekleri süslemeyi sevmez. Eğlenceli hale getirmez, diğer yönetmenler gibi seyircinin gözüne girmek için estetize etmez. Aşka da intihara da aynı mesafeden bakar. Hepsi doğal ve insan doğasının parçasıdır. Kirli sırlarımızın peşindedir o. Testere filminde Jigsaw'ın kurbanlarını yüzleşmeye zorlaması gibi elimize kör bir bıçak tutuşturur, kaçar.

Haneke'nin, Kurdun Günü ve Piyanist filmlerini izleyebildim Saklı haricinde. Sinematogrofisini okuduğum kadarıyla biliyorum. Ama gördüğüm ve okuduğum kadarıyla size rahatlıkla söyleyebilirimi ki, Haneke, ilk 10 dakika içinde size bir kurşun sıkar, siz de etinize gömülen kurşunu çıkarmaya çalışırsınız. Ama kurşun uğraştıkça daha derine, daha derine gider. Yüzleşme de böyle değil midir zaten?

Hiç yorum yok: